O yediklerimiz meğer tavuk değilmiş - Obilsin.com
O yediklerimiz meğer tavuk değilmiş! Dr. Yavuz Dizdar hayatımızın neredeyse vazgeçilmeleri arasında olan tavuk, yoğurt, süt için öyle açıklamalarda bulundu ki... İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü öğretim üyesi Dr. Yavuz Dizdar, bozulmayan ve kokmayan endüstriyel ürünlerin tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekerek organik ürünlerin tercih edilmesini istedi. Konuşma yaptığı masaya 1.5 yaşında köy tavuğu getiren Dr. Dizdar, "Tavuklar tarladaki patatesler gibi hiç kıpırdamadan yetiştiriliyor. Önceden iki saatte zor pişen tavuk, şimdi 15 dakikada pişiyor. Bu körpe diye bir inanç başlamış. Bugün yenilen tavuklar ne yazık ki tavuk değil" dedi. Dr. Yavuz Dizdar, marketlerde satılan yoğurtların hiç bozulmadan ve ekşimeden aylarca raflarda kaldığını savundu. Dr. Dizdar, "Evime hazır yoğurt alarak beklettim. Yoğurt tam 1.5 yıldır hiç bozulmadan ve ekşimeden eski tazeliğinde duruyor. Bir markete giderek neden bozulmadıklarını sordum, aldığım cevap ilginçti. Yoğurtların son kullanım tarihleri bittiğinde firma yetkilileri marketlere giderek yoğurdun ambalaj kapağını değiştirip yeniden rafa koyuyormuş.' dedi. Dr. Dizdar, Uşak Kent Konseyi tarafından düzenlenen Endüstriyel Çağ Kanserleri konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Konferansı, Uşak Valisi Mehmet Ufuk Erden, Uşak Kent Konseyi Başkanı Dr. Zafer Aydın, Uşak Kanserle Savaş Derneği üyeleri ve çok sayıda vatandaş izledi. Dr. Yavuz Dizdar, bozulmayan ve kokmayan endüstriyel ürünlerin tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Dr. Dizdar, "Bilim geleneğin yanında sıfırdır, geleneğe güvenin ve organik ürünlere yönelin. Hastalıklar artık günümüzde değişen yüzleri ile karşımıza çıkıyor. Bugün çoğu kişide tiroid kanseri mevcut" dedi. Dr. Dizdar, konuşma yaptığı yerdeki masaya bir köy tavuğu koydu. Dr. Dizdar, "Masada duran tavuk 1.5 yaşında. Doğal ortamda yetiştirilmiş ve organik. Şimdikilere bakıyorsunuz bu boyuta 45 günde geliyorlar. Yumurtadan yeni çıkan civcive kemikleri gelişmesin, et yapsın denilerek hemen antibiyotik veriliyor. Tavuklar tarladaki patatesler gibi hiç kıpırdamadan yetiştiriliyor. Önceden iki saatte zor pişen tavuk, şimdi 15 dakikada pişiyor. Bu körpe diye bir inanç başlamış. Bugün yenilen tavuklar ne yazık ki tavuk değil. Yumurtaları da klorla yıkayıp piyasaya sürüyorlar. Endüstriyel ürünlere karşı dikkatli olalım organik olanları tercih edelim" diye konuştu. YOĞURT HAKKINDAKİ KORKUNÇ GERÇEK Dr. Yavuz Dizdar, marketlerde satılan yoğurtların hiç bozulmadan ve ekşimeden aylarca raflarda kaldığını savundu. Dr. Dizdar, "Evime hazır yoğurt alarak beklettim. Yoğurt tam 1.5 yıldır hiç bozulmadan ve ekşimeden eski tazeliğinde duruyor. Bir markete giderek neden bozulmadıklarını sordum, aldığım cevap ilginçti. Yoğurtların son kullanım tarihleri bittiğinde firma yetkilileri marketlere giderek yoğurdun ambalaj kapağını değiştirip yeniden rafa koyuyormuş. O nedenle açık süt alın, yoğurdunuzu kendiniz yapın. Organik ürünlere duyarlılık konusunda toplumun artık uyanması, hakkını araması gerekiyor. Size tavsiyem köylümüzü destekleyip köylüye sahip çıkın. Her şeyin organik olanını tüketin" diye konuştu. Dr. Dizdar, tıpta artık ilerlemenin olmadığını belirtti. Dr. Dizdar, "Tıp artık para kazanılması üzerine kurulmuş. Bu 2’nci Dünya Savaşı’ndan bu yana böyle. Tıpta ilerleme yok ancak teknoloji her geçen gün gelişiyor. Robotlarla ameliyatlar yapılıyor. İnsansız traktörler tarlayı ekip biçiyor. Teknoloji ilerliyor ancak tıp ilerlemiyor" dedi. Kaynak: internethaber.com
Bu gerçekleri öğrendiğimden beri artık ne tavuk alıyorum ne de et! Yoğurdumu evde kendim yapıyorum sütümü açık alıp kaynatıyorum.. Biz almazsak üretimi azalır işte ne güzel.. Bu en başta kendimiz için yapmamız gereken bi protesto bence... Olur da bi köye yolum düşerse bi kaç tane tavuk birden alırım yoksa kalsın Et üretimi de aynı şekilde hayvanlara eziyet edilerek sadece sıvı gıda verilerek ve hareketsiz yapılıyor... Tüketicinin dikkat etmesi bilinçlenmesi gerekli.... Paylaşım için teşekkürler..